En iyi kan yapan pekmez hangisidir ?

Sabrinnisa

Global Mod
Global Mod
Fakat burada da dikkatli olmak gerekiyor: Ucuz veya ulaşılabilir olması, bir yiyeceğin tıbbi tedavi yerine geçebileceği anlamına gelmez.

Üstelik pekmez de sonuçta yoğun şeker içeren bir gıdadır. “Ne kadar çok, o kadar iyi” yaklaşımı doğru değildir. Sağlıklı beslenmenin temelinde tek bir mucizevi yiyecek yerine çeşitlilik bulunur. WHO, demir açısından zengin besinlerle birlikte vitamin ve mineral bakımından çeşitli bir beslenme düzenini öneriyor. Dünya Sağlık Örgütü

Irk, etnik köken ve kültür neden konuşulmalı?

“Kan yapan yiyecekler” konusunun kültürel tarafı da oldukça güçlü.

Türkiye'de üzüm ve dut pekmezi, farklı bölgelerde kuşaktan kuşağa aktarılan beslenme kültürünün bir parçası. Benzer şekilde dünyanın farklı toplumlarında kansızlığa karşı farklı geleneksel yiyecekler ve ev reçeteleri bulunuyor.

Ancak kültürel bir besinin değerini kabul etmek ile onu her koşulda tıbbi çözüm olarak görmek arasında fark var.

Ayrıca “ırk” kavramını beslenmede basit biyolojik farklılıkların açıklaması gibi kullanmak da sorunlu olabilir. Farklı etnik topluluklarda bazı kalıtsal kan hastalıklarının görülme sıklığı değişebilir; ancak kişinin kansızlığını yalnızca etnik kimliğinden hareketle açıklamak doğru değildir. WHO, aneminin enfeksiyonlardan kronik hastalıklara, beslenme eksikliklerinden kalıtsal kan hastalıklarına kadar çok sayıda nedeni olabileceğini belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü

Bu yüzden kültürel alışkanlıklara saygı göstermek ile bilimsel değerlendirmeyi birbirinden ayırmamak gerekiyor.

Pekmezi neyle tükettiğimiz de önemli

Demirin vücutta kullanılabilirliği yalnızca yiyeceğin kendisine bağlı değil. Özellikle bitkisel kaynaklı demirin emilimi, öğünün diğer bileşenlerinden etkilenebiliyor.

WHO, C vitamini içeren sebze ve meyvelerin bitkisel kaynaklı demirin emilimini artırabileceğini; çay, kahve, kakao ve bazı kalsiyum kaynaklarının ise demir emilimini azaltabileceğini belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü+1

Dolayısıyla geleneksel olarak “pekmez + çay” şeklinde yapılan bir kahvaltının demir açısından ideal olup olmadığını da tartışabiliriz. Burada amaç çayı tamamen hayatımızdan çıkarmak değil; demir içeren öğünlerle çay veya kahveyi aynı zamana denk getirmemeye dikkat etmek olabilir.

Bu küçük ayrıntı bile beslenmenin tek bir üründen ibaret olmadığını gösteriyor.

“En iyi pekmez” yerine “benim neden kansızlığım var?” sorusu

Bence tartışmanın en önemli noktası burası.

Bir insan kendisini sürekli halsiz hissediyorsa, başı dönüyorsa veya nefes darlığı yaşıyorsa, doğrudan pekmez seçmeye odaklanmak yerine kansızlığın nedenini araştırmak daha anlamlıdır. Çünkü kansızlık demir eksikliğinden kaynaklanabileceği gibi başka sağlık sorunlarının belirtisi de olabilir. Dünya Sağlık Örgütü

Özellikle yoğun adet kanaması olan kadınlarda, hamilelik döneminde, çocuklarda veya uzun süredir devam eden belirtilerde yalnızca geleneksel önerilere güvenmek yerine sağlık profesyoneline danışmak önemlidir.

Kişisel deneyim açısından burada açık olmak gerekirse: Bu yazıda kişisel bir tıbbi deneyim aktarmıyorum; değerlendirmeyi WHO ve PubMed'de yer alan araştırmalara dayandırıyorum. “Ben pekmez yedim, kan değerim yükseldi” şeklindeki bireysel deneyimler değerli olabilir, ancak tek başına bilimsel kanıt oluşturmaz.

Sonuç: Üzüm pekmezi mi, dut pekmezi mi?

Pekmezi “kan yapan mucizevi yiyecek” şeklinde değerlendirmek bilimsel açıdan doğru olmaz. Üzüm pekmezinin demir içeren bir gıda olabileceğine ilişkin araştırma bulunuyor; ancak özellikle demir eksikliği anemisi tedavisinde ilaçlarla aynı etkiye sahip olduğu sonucuna varılamaz. PubMed

Daha geniş açıdan bakıldığında ise “en iyi pekmez hangisi?” sorusu aslında “Sağlıklı beslenmeye kim, hangi koşullarda erişebiliyor?” sorusuna dönüşüyor.

Bir annenin kansızlığını yalnızca pekmez eksikliği olarak görmek; adet kanamasını, gebeliği, bakım yükünü, ekonomik koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimi gözden kaçırabilir. Aynı şekilde düşük gelirli bir aileye yalnızca “daha sağlıklı beslenin” demek de gıdaya erişimin ekonomik boyutunu görmezden gelebilir.

Kansızlıkla mücadele, dolayısıyla hem bireysel hem toplumsal bir mesele. Besleyici gıdaya erişim, sağlık hizmetlerine ulaşabilme, kadınların sağlık şikâyetlerinin ciddiye alınması, çocukların yeterli beslenmesi ve aile içinde bakım sorumluluklarının paylaşılması aynı resmin parçaları.

Forumda tartışalım

- Sizce “pekmez ye, kanın yükselsin” önerisi hangi noktada faydalı bir beslenme tavsiyesi olmaktan çıkıp tıbbi sorunu basitleştiren bir yaklaşıma dönüşüyor?

- Ailelerde kadınların sağlık sorunlarının daha geç fark edilmesinde toplumsal cinsiyet rolleri etkili olabilir mi?

- Sağlıklı beslenme tavsiyeleri verilirken gelir düzeyi ve gıda fiyatları yeterince dikkate alınıyor mu?

- Üzüm veya dut pekmezi gibi geleneksel yiyeceklerin kültürel değerini korurken bilimsel kanıtları nasıl değerlendirmeliyiz?

- Erkeklerin ailede beslenme ve sağlık sorumluluğunu paylaşması sizce günlük hayatta hangi somut davranışlarla mümkün olabilir?

- Kişisel deneyimlerimiz, bilimsel araştırmalarla çeliştiğinde hangisine ne ölçüde güvenmeliyiz?

Kaynaklar: Dünya Sağlık Örgütü'nün anemi, sağlığın sosyal belirleyicileri ve sağlıklı beslenme kaynakları; Aslan ve arkadaşlarının üzüm pekmezinden demir emilimini inceleyen 1997 tarihli klinik araştırması. Dünya Sağlık Örgütü+3Dünya Sağlık Örgütü+3PubMed+3
 
Üst