Folk psikoloji nedir ?

Sabrinnisa

Global Mod
Global Mod
Öte yandan Zeynep, ekip toplantısında son derece stratejik davranabilir, maliyetleri hesaplayabilir ve herkesin gözden kaçırdığı riskleri belirleyebilir. Akşam eve geldiğinde ise partnerinin kötü geçen gününü anlatırken çözüm önermek yerine onu dinlemeyi seçebilir.

Başka bir örnekte, erkek bir öğretmen öğrencisinin duygusal ihtiyacını herkesten önce fark ederken kadın bir mühendis karmaşık bir sorunu hızlıca parçalara ayırıp çözebilir.

Bu örneklerin hiçbiri sıra dışı olmak zorunda değil. Çünkü çözüm odaklılık, empati, stratejik düşünme ve ilişki kurma becerileri yalnızca bir cinsiyete ait özellikler değildir.

Üstelik empati ile stratejik düşünme birbirinin zıttı da değildir. İyi bir strateji geliştirmek için insanların ihtiyaçlarını anlamak gerekir. Birini gerçekten dinleyebilmek de bazen sorunun özünü belirlemek ve doğru soruları sormak anlamına gelir.

İlişkilerde yaşanan birçok anlaşmazlık, insanların farklı ihtiyaçlarından ve o anda ne tür bir destek beklediklerini açıkça ifade etmemelerinden kaynaklanabilir.

Bir kişi şöyle diyebilir:

“Bugün patronumla çok kötü tartıştım.”

Karşısındaki hemen çözüm üretmeye başlar:

“Yarın git, şu konuyu açıkça anlat. Gerekirse başka bir departmana geç.”

Oysa anlatan kişi belki de yalnızca yaşadığı hayal kırıklığının anlaşılmasını istiyordur.

Başka bir gün aynı kişi şöyle diyebilir:

“Yarınki görüşmede ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Birlikte bir plan yapabilir miyiz?”

Bu defa yalnızca “Seni anlıyorum, çok zor olmalı.” demek yeterli olmayabilir. Somut bir plan hazırlamak, alternatifleri değerlendirmek ve olası riskleri konuşmak daha yararlı olabilir.

Buradaki mesele erkeklerin çözüm, kadınların empati istemesi değildir. İnsanların ihtiyaçları duruma, kişiliğe, deneyime ve ilişkinin niteliğine göre değişebilir.

Belki de en etkili soru şudur: “Şu anda seni dinlememi mi, birlikte çözüm aramamızı mı istersin?”

Bu cümle, onlarca cinsiyet genellemesinden daha kullanışlı olabilir.

Folk Psikolojinin Günlük Hayattaki Gücü: Bazen İşe Yarıyor, Bazen Çuvallıyor

Folk psikolojiyi tamamen yanlış veya gereksiz görmek de doğru olmaz. İnsanların gündelik hayatta hızlı kararlar vermesi gerekir. Her sosyal etkileşim için bilimsel araştırma yapamayız. Bir arkadaşımızın üzgün olduğunu fark ettiğimizde onun ruh hâlini anlamak için laboratuvar kurmamıza gerek yoktur.

Deneyimlerimiz, kültürel bilgilerimiz ve sezgilerimiz çoğu zaman işe yarayan ipuçları sağlar.

Örneğin bir çalışma arkadaşınızın toplantılarda sürekli sözünün kesildiğini fark ettiniz. Bir süre sonra bu durumun onun daha az konuşmasına neden olduğunu gözlemlediniz. Onunla konuşup kendisini nasıl hissettiğini sormanız, ilişkiyi anlamlandırmak için iyi bir başlangıç olabilir.

Burada sezgi, gözlem ve iletişim birlikte çalışır.

Sorun, sezgilerimizi kesin gerçekler gibi sunmaya başladığımızda ortaya çıkar.

Diyelim ki arkadaşınız son üç buluşmada planları iptal etti. “Artık benimle görüşmek istemiyor.” diye düşünebilirsiniz. Bu olasılık elbette vardır. Ancak yoğun bir dönemden geçiyor, maddi sıkıntı yaşıyor veya kişisel bir sorunla uğraşıyor da olabilir.

Bunu anlamanın yolu, zihninizdeki en dramatik senaryoyu gerçek kabul etmek değil, davranış örüntüsünü değerlendirmek ve mümkünse açıkça konuşmaktır.

Folk psikoloji bize ilk tahmini sunabilir. Ancak ikinci bir açıklamaya açık olmak, ilk tahminimizi gerektiğinde değiştirmek ve doğrudan iletişim kurmak çok daha sağlıklı sonuçlar verebilir.

Sosyal Medya Çağında Folk Psikoloji: Herkes Terapist, Herkes Teşhis Uzmanı!

Eskiden insanları analiz etmek için arkadaş toplantıları, mahalle sohbetleri ve uzun telefon görüşmeleri vardı. Şimdi bunlara kısa videolar, kişilik testleri, ilişki tavsiyeleri ve birkaç saniyede karakter analizi yaptığını iddia eden içerikler eklendi.

Karşınıza şöyle bir video çıkıyor:

“Mesajlarınıza geç cevap veriyorsa bunun üç nedeni var!”

Ardından dramatik müzik başlıyor. Birinci neden ilgisizlik, ikinci neden manipülasyon, üçüncü neden ise duygusal kaçınma. Video bittiğinde artık karşımızdaki insanın ruhsal yapısını çözdüğümüze inanıyoruz.

Oysa bir insanın mesajlara geç cevap vermesinin onlarca nedeni olabilir. Telefonunu az kullanıyor olabilir, iş yoğunluğu yaşıyor olabilir, mesajlaşmayı sevmiyor olabilir veya gerçekten iletişim kurmak istemiyor olabilir. Tek bir davranıştan kesin bir psikolojik sonuca ulaşmak mümkün değildir.

Benzer şekilde, birinin göz teması kurmamasını doğrudan yalan söylemesine, kollarını bağlamasını savunmaya geçmesine veya çok konuşmasını güvensizliğe bağlamak da yanıltıcı olabilir. Beden dili, bağlamdan bağımsız bir yalan dedektörü değildir.

Bir davranışın anlamı; kişinin alışkanlıklarına, içinde bulunduğu ortama, kültürel özelliklerine ve o sırada yaşadığı koşullara bağlı olarak değişebilir.

Sosyal medyada dolaşan psikolojik içerikleri değerlendirirken birkaç soruyu akılda tutmakta fayda var:

- Bu iddia bilimsel araştırmalara mı dayanıyor, yoksa yalnızca kişisel bir deneyim mi anlatıyor?

- Söylenenler hemen herkese uyabilecek kadar genel mi?

- İçerik, istisnaları ve alternatif açıklamaları dikkate alıyor mu?

- Bir davranışı açıklamakla bir insana ruhsal bozukluk teşhisi koymak arasındaki fark korunuyor mu?

- İçerik bilgi vermeyi mi amaçlıyor, yoksa korku ve merak uyandırarak izlenme toplamayı mı?

Psikolojiyle ilgilenmek, her davranışın arkasında gizli bir travma aramak anlamına gelmez. Bazen insan üzgündür. Bazen kararsızdır. Bazen de yalnızca o gün kimseyle konuşmak istemiyordur.

Her sessizliği çocukluk travmasına, her tartışmayı bağlanma problemine, her fikir ayrılığını narsisizme bağlamak insan davranışlarını anlamaktan çok, insanları etiketlemeye yol açabilir.

Kültür, Aile ve Çevre Folk Psikolojiyi Nasıl Şekillendirir?

İnsanların davranışlara ilişkin gündelik inançları yalnızca kişisel deneyimlerden oluşmaz. Aile içinde duyduklarımız, yaşadığımız toplumun değerleri, eğitimimiz ve sosyal çevremiz de bu inançları şekillendirir.

Bir ailede öfkesini açıkça ifade eden biri dürüst kabul edilirken başka bir ailede aynı davranış saygısızlık olarak değerlendirilebilir.

Bir çevrede kendi işini tek başına halletmek bağımsızlık göstergesi sayılırken başka bir çevrede yardım istemek ve dayanışma kurmak daha fazla önemsenebilir.

Benzer şekilde, sessizlik bazı ilişkilerde düşünmek için alan tanımak anlamına gelirken başka ilişkilerde küslük veya cezalandırma olarak yorumlanabilir.

Dolayısıyla aynı davranış, farklı insanlar tarafından farklı anlamlarla açıklanabilir.

Burada önemli bir nokta daha var: Folk psikoloji kültürel olarak aktarılsa da değişmez değildir. İnsanlar yeni deneyimler yaşadıkça, farklı insanlarla tanıştıkça ve eski varsayımlarının işe yaramadığını gördükçe düşüncelerini değiştirebilirler.

Örneğin çocukluğunda ağlamanın zayıflık olduğuna inandırılmış biri, ilerleyen yaşlarda duygularını ifade etmenin ilişkileri güçlendirebildiğini öğrenebilir. Benzer şekilde, yardım istemeyi başarısızlık olarak gören biri, iş birliğinin hem kişisel hem mesleki yaşamda önemli bir beceri olduğunu fark edebilir.

Folk psikoloji, bu nedenle yalnızca bireylerin zihinlerinde bulunan bir inançlar bütünü değildir. Aynı zamanda toplumun insan davranışları hakkında ürettiği, aktardığı ve zamanla dönüştürdüğü bir anlam dünyasıdır.

Folk Psikolojiyi Daha Bilinçli Kullanmanın 7 Yolu

Gündelik psikolojik sezgilerimizi tamamen ortadan kaldırmamız mümkün olmadığı gibi buna gerek de yoktur. Asıl mesele, sezgilerimizi sorgulayabilmek ve gerektiğinde güncelleyebilmektir.

1. Gözlem ile yorumu birbirinden ayırın.

“Arkadaşım bugün benimle konuşmadı.” bir gözlemdir.

“Arkadaşım bana değer vermiyor.” ise bu gözleme dayanarak geliştirdiğiniz bir yorumdur.

İkisini birbirine karıştırmadığınızda başka açıklamalara da yer açabilirsiniz.

2. Tek bir olaydan kişilik sonucu çıkarmayın.

Bir insanın bir kez geç kalması onun sorumsuz olduğunu göstermez. Sürekli geç kalması bile tek başına bütün kişiliğini açıklamaz. Ancak tekrar eden davranışlar, özellikle farklı koşullarda da ortaya çıkıyorsa, daha anlamlı ipuçları sağlayabilir.

3. Kendi yanılma ihtimalinizi hesaba katın.

“Acaba yanılıyor olabilir miyim?” sorusu zayıflık değil, düşünsel esneklik göstergesidir.

Kendine güvenmek ile her zaman haklı olduğunu düşünmek aynı şey değildir.

4. Alternatif açıklamalar üretin.

Birisi toplantıda sessiz kaldığında hemen ilgisiz olduğunu düşünmek yerine konuyu anlamaya çalışıyor, çekiniyor, yorgun hissediyor veya konuşmak için uygun zamanı bekliyor olabileceğini değerlendirin.

Alternatif açıklamalar üretmek, ilk tahmininizi otomatik olarak doğru kabul etmenizi engeller.
 
Üst