PEACE ve LOVE protokolü nedir ?

Sabrinnisa

Global Mod
Global Mod
Arkadaşlarının basketbol maçından gönderdiği fotoğraflara bakıyor, yeniden sahaya çıkacağı günü hesaplıyordu. Bir yandan da bileğini oynatmaktan korkuyordu.

Elif bu kez başka bir makale açtı ve LOVE bölümünü anlattı. Bu bölüm, ilk yaralanma döneminin ardından kontrollü yüklenme ve işlevsel iyileşmeye odaklanıyordu. British Journal of Sports Medicine+1
[HEADING=1]L[/HEADING]
Load - Yüklen

Vücut, uygun ölçüde ve kademeli olarak verilen yüke uyum sağlar. Yaralanmanın türüne göre hareket ve egzersizler aşamalı biçimde artırılabilir. Amaç, ağrıyı zorlayarak aşmak değil, dokuların toleransına uygun bir ilerleme sağlamaktır.
[HEADING=1]O[/HEADING]
Optimism - Olumlu Beklentiler Geliştir

İyileşme sürecine ilişkin gerçekçi ve olumlu beklentiler önemlidir. Sürekli yeniden sakatlanacağını düşünmek veya ağrıyı her zaman ciddi bir hasarın işareti olarak yorumlamak hareket korkusunu artırabilir. Olumlu düşünmek, yaralanmayı küçümsemek değil; zorlukları kabul ederken ilerleme olasılığını da görebilmektir.
[HEADING=1]V[/HEADING]
Vascularisation - Dolaşımı Destekle

Uygun olduğunda ve belirtiler izin verdiğinde, ağrıyı artırmayan aerobik aktiviteler genel hareketliliği ve fiziksel kapasiteyi destekleyebilir. Aktivitenin türü ve başlangıç zamanı, yaralanmanın şiddetine göre belirlenmelidir.
[HEADING=1]E[/HEADING]
Exercise - Egzersiz Yap

Kuvvet, eklem hareket açıklığı, denge ve koordinasyon çalışmaları rehabilitasyonun önemli parçalarıdır. Özellikle ayak bileği burkulmalarında uygun egzersizler, işlevin geri kazanılmasına ve tekrar yaralanma riskinin azaltılmasına katkıda bulunabilir.

Kaynak: British Journal of Sports Medicine, PEACE ve LOVE yaklaşımının klinik açıklaması. British Journal of Sports Medicine+1

Mert'in aklında bir soru belirdi:

“Peki, bir insanın yeniden hareket etmeye başlaması gerektiğini nereden anlayacağız?”

Elif bu soruyu çok sevdi. Çünkü cevabı, yalnızca cesaretle ya da sabırla ilgili değildi.

“Yaralanmanın türüne, belirtilere, muayene bulgularına ve yaptığın hareketlere verdiğin tepkiye bakarak. Bazen dinlenmek gerekir, bazen kontrollü hareket etmek. Asıl mesele, doğru zamanda doğru miktarda hareket etmek.”

Mert bu kez itiraz etmedi. Hızlı sonuç alma isteğinin, her zaman hızlı iyileşme anlamına gelmediğini anlamaya başlamıştı.
[HEADING=1]5. Bölüm: Erkeklerin ve Kadınların Yaklaşımı mı, Yoksa İnsanların Farklı Güçlü Yanları mı?[/HEADING]
Hikâyenin bu noktasında Mert'in iş arkadaşı Zeynep de konuşmaya katıldı. Zeynep bir spor kulübünde antrenörlük yapıyordu ve sakatlık yaşayan sporcuların yalnızca fiziksel durumlarını değil, takıma geri dönme konusundaki kaygılarını da gözlemliyordu.

Mert'in takım arkadaşı Kerem ise makine mühendisi olarak çalışıyordu. Sorunları küçük parçalara ayırmayı, ölçülebilir hedefler koymayı ve bir planın hangi aşamada olduğunu takip etmeyi seviyordu.

Kerem, Mert için bir iyileşme çizelgesi hazırlamayı önerdi. Ağrı düzeyini, hareket kabiliyetini ve günlük işlerini ne ölçüde yapabildiğini düzenli biçimde kaydetmek istiyordu.

Zeynep ise başka bir noktaya dikkat çekti:

“Çizelge güzel ama Mert'in kendisini nasıl hissettiğini de konuşmalıyız. Mesela yeniden sakatlanmaktan korkuyorsa bunu bilmeden hazırladığımız planı uygulaması zor olabilir.”

Kerem hemen karşı çıkmadı. “Haklısın. Ölçümler bize ilerlemeyi gösterir ama kişinin kaygısını tek başına açıklamaz. İkisini birlikte değerlendirebiliriz.”

İşte hikâyenin önemli noktalarından biri buydu.

Toplumda erkeklerin daha stratejik, kadınların ise daha empatik olduğu yönünde yaygın genellemeler bulunur. Ancak bunlar herkes için geçerli biyolojik kurallar değildir. İnsanların sorun çözme biçimleri; kişilikleri, eğitimleri, meslekleri, aile ortamları, toplumsal beklentiler ve yaşam deneyimleriyle şekillenir.

Mert'in planlı yaklaşımı, erkek olduğu için otomatik olarak sahip olduğu bir özellik değildi. Kerem'in verileri takip etme becerisi de yalnızca cinsiyetiyle açıklanamazdı. Aynı şekilde Zeynep'in sporcuların kaygılarını fark etmesi, kadınların doğuştan daha duygusal olduğu iddiasını kanıtlamazdı. Onun bu becerisi mesleki deneyiminden, dikkatli gözleminden ve insanlarla kurduğu iletişimden kaynaklanıyordu.

Üstelik Elif'in yaklaşımında hem bilimsel analiz hem de empati vardı. Zeynep de gerektiğinde son derece stratejik kararlar alıyordu.

PEACE ve LOVE yaklaşımı, bu farklı becerileri bir araya getirmek için güzel bir örnek sunuyordu. Bir yaralanmayı yönetirken hem planlama hem iletişim, hem fiziksel değerlendirme hem de psikolojik destek önemliydi.

Mert'in iyileşme planı böylece üç temel soruya dayanmaya başladı:

- Ne biliyoruz? Yaralanmanın durumu ve klinik değerlendirme bize ne söylüyor?

- Ne hissediyoruz? Ağrı, kaygı ve yeniden sakatlanma korkusu süreci nasıl etkiliyor?

- Ne yapabiliriz? Güvenli, ölçülü ve uygulanabilir bir sonraki adım ne?

Bu üç soru, yalnızca spor yaralanmalarında değil, günlük hayatta karşılaşılan birçok sorunda da işe yarayabilir.
[HEADING=1]6. Bölüm: Eski Alışkanlıklar, Yeni Bilgiler ve Toplumsal Hafıza[/HEADING]
Mert'in babası, oğlunun bileğini duyunca telefonda hemen klasik tavsiyesini verdi:

“Bizim zamanımızda biraz buz koyar, sıkıca sarar, sonra yürümeye devam ederdik. Şimdi herkesin ayrı bir yöntemi var.”

Bu cümlede tanıdık bir şey vardı. Birçok insan, yıllardır uyguladığı bir yöntemi yalnızca alışkanlık olduğu için değil, geçmişte kendisine yardımcı olduğunu düşündüğü için de savunur.

RICE yaklaşımı; dinlenme, buz, kompresyon ve yükseltme ilkeleriyle uzun yıllar boyunca spor yaralanmaları konusunda yaygın biçimde kullanıldı. Daha sonra PRICE ve POLICE gibi yaklaşımlar, koruma ve uygun hareketin önemini farklı biçimlerde vurguladı. PEACE ve LOVE ise ilk müdahaleyi rehabilitasyonla birleştirerek eğitim, psikolojik etkenler ve aşamalı aktivite üzerinde daha fazla durdu. social media's leading SEM voice+1

Buradaki tarihsel değişim, bilimin geçmişi bütünüyle reddetmesi anlamına gelmiyor. Daha çok, bir soruna ilişkin bilgilerimizin zamanla gelişmesini gösteriyor.

Buz uygulaması bunun iyi bir örneğidir. Soğuk uygulama bazı durumlarda kısa süreli ağrı rahatlaması sağlayabilir. Bununla birlikte, PEACE ve LOVE yaklaşımının yazarları, buzun doku iyileşmesini hızlandırdığına ilişkin yüksek kaliteli kanıtların sınırlı olduğuna dikkat çekmiştir. Dolayısıyla buz, her yaralanmada zorunlu ve tek başına yeterli bir tedavi gibi düşünülmemelidir. British Journal of Sports Medicine+1

Aynı şekilde iltihaplanma da yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir düşman değildir. Vücudun yaralanmaya verdiği yanıtın bir parçasıdır. Ancak bundan, her iltihaplanmanın yararlı olduğu veya gerekli ağrı tedavisinden kaçınılması gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. İlaç kullanımı kişisel sağlık koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Toplumsal açıdan bakıldığında ise başka bir konu ortaya çıkıyor: İnsanlar çoğu zaman deneyimlerini bilimsel kanıttan daha güvenilir bulabiliyor.

“Bana iyi geldi, sana da iyi gelir” düşüncesi oldukça anlaşılırdır. Fakat her yaralanma aynı değildir. Hafif bir burkulma ile ciddi bir bağ hasarını birbirinden ayırmak, yalnızca kişisel deneyimle mümkün olmayabilir.
 
Üst